Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Xiaomi Mi 5 İnceleme

Yaklaşık bir senedir Xiaomi'nin bu modelini kullanmaktayım. Marka olarak daha Türkiye pazarına girmedikleri zaman distribütörler aracılığı ile satın almış ve kullanmaya başlamıştım. Bu yazıda altı ana başlık altında kısa ve öz olarak telefon hakkında ki düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.
Performans Uygulamalarda aldığım performans fazlası ile tatmin edici. Şöyle diyeyim, PUBG dışında bu güne kadar oynadığım hiçbir oyunda takılma donma çökme düşük FPS sorunu ile karşılaşmadım. Zaten PUBG'nin mobil versiyonu içinde gerçekten üst sekmen telefonlar lazım. Telefon PUBG'de rezalet diyebilirim, oyun hiç donmadı ve ya kapanmadı ama akıcı bir oyun tecrübesi yaşatmıyor. olurda alacak olursanız ve bu oyunu oynamayı düşünüyorsanız yanaşmayın. Bu oyun için yeterince güçlü değil.

Batarya 3000mah batarya var telefonda. Bu gün hala ilk gün ki gücünü korumasa da günlük kullanım için yeterli. Eğer telefon elinizden düşmüyorsa sosyal medyada çok takılıyor, çok video izliyorsanız günün yar…

1 Mart Tezkeresi ve Suriye

Şu sıralar merak sardığım bir diğer konu 1 Mart Tezkeresi oldu. Dönemin şartlarını, ABD'nin politikalarını ve Türkiye'nin bu tezkereyi bakış açısını irdeleme ihtiyacı duydum. Eğer ki tezkere geçseydi neler olacaktı, geçmediği için neler oldu bunları öğrenip bu günlere ışık tutup tutamayacağına bakmak istedim. Araştırmalarımın ardından da çok "detaylı olmadığının" altını çizerek bu konuyu buraya taşımak istedim. Belki fikri olanlar bizlerle paylaşır. Olaya tamamen objektif bir şekilde farklı açılardan yaklaşacağımı da belirtmek istiyorum.

İkiz Kuleleri hepimiz biliriz. Taliban'ın uçakları kaçırıp bu meşhur kulelere yaptığı intihar saldırıları sonrasında Orta Doğu'da kan hiç durmamak üzere akmaya başlamıştı. İntikam yemini eden ABD önce Afganistan'a, sonra da özgürlük vaadi ile Irak'a girme kararı almıştı. Soğuk savaş döneminde olduğu gibi burada da Türkiye'ye çok iş düşüyordu. Abdullah Gül'ün başkanlığında kurulan geçici hükumet daha yeni Bism…

Just Cause 3 İnceleme

Şu sıralar oynarken bir anda sıkılıp sıkılıp kapattığım, sürekli aynı şeyleri yaptıran ve tek zorluğu düşman sayısını arttırmak olan, yeteneklerinizi geliştirmek için sizi sıkıcı yan görevlere iten bir oyundan bahsedeceğim. Just Cause 3 açık dünya aksiyon macera oyunlarında önemli bir yere sahip bu yadsınamaz. Fakat bu oyunun "iyi" bir oyun olduğunun da delalati değil. Saatlerce aynı şeyi yapmaktan sıkılmayan insanlar için biçilmiş bir kaftan. Hep sağı solu patlatıp paraşüt vs. ile uçmak ve helikopter, tank araba vs. sürmekten zevk alıyorsanız bu oyun size göre.

Fakat böyle bir oyun bana göre değil. O bir gerçek. Çünkü ben doğru dürüst bir hikayesi olmayan oyunun hiç değişmeyen mekanikleri üzerine saatlerimi gömemiyorum. Baygınlık geliyor. Hadi diyorum biraz daha görev yapayım vs. ama hiçbir farklılık yok. Tek yaptığınız birilerini korumak, konvoy korumak, konvoy öldürmek, patlatmak, biraz daha öldürmek. Hikaye desen ortada doğru dürüst bir hikaye bile yok. Saçma sapan şeyl…

Köprü

Fırat nehri üzerine kurulamayan, yılan hikayesine dönüşmüş bir köprüyü anlatan bu kitap basit bir roman değil. Öncelikle onu belirtmek isterim. Kendi içinde hem köprüyü, hem köprünün değdiği hayatları ve hemde köprünün bu güne kadar neden yapılamadığının sebeplerini çok güzel irdelemiş olması da ayrı bir güzel durum. Zamanında dizi olarak televizyona uyarlanan ve Ayşe Kulin tarafından yazılmış bu kitabı gelin biraz daha detaylı ele alalım. Ben diziyi izlemeyip kitabı okuduğum için kendimi biraz daha şanslı buluyorum. Ayrıca kitaba başladıktan sonra da dizinin ilk bölümünü merak edip izlediğim de bir gerçektir.

İlk bölümü bile sonuna kadar izlemedim çünkü öğrendim ki bu kitaptan tam 65 bölümlük bir dizi çıkarmışlar. Dizi merkezine köprüyü alsa da senaristler sanırım ana kahramanlarımızdan biri olan Vali'nin ve köprünün etkilediği diğer hayatları da çok detaylı işlemişler. Buda eminim gerekli gereksiz bir çok mesele ortaya çıkarmıştır. Ben o yüzden diziyi bırakıp kitaba geri döndü…

Hayat Kurtaran Program - Revo Uninstaller

Yüklediğiniz programı kaldıramıyorsanız bu program tam sizlere göre dostlar. Revo Uninstaller adlı programın amacı kaldırılmayan o ibne programları son zerresine kadar silip ortadan kaldırmak. Türkçe ve oldukça basit arayüzü ile hızlı bir şekilde her şeyi silebiliyorsunuz. Denetim masasında bulunan Programlar ve Özellikler kısmından bile silmeyi bıraktım bu programdan sonra. Daha hızlı sildiği kesin bir gerçek. Programı buraya tıklayarak indireceğin adrese gidebilirsiniz. Kolay gelsin.

Ürünün pro sürümü de bulunmakta tabi ama standart sürümü de yeterli. Benim için gayet yeterli oldu onuda belirtmekte fayda var. Crack vs. bir işlem gerekmiyor yani.


Metro Last Light - İnceleme

Şu sitede daha önce de bir kaç oyun incelemiş olsam da hiçbir zaman Metro Last Light gibi büyük bir oyuna yer veremedim. Bu güne nasipmiş. Baştan belirtmek istiyorum SPOİLER bulunmakta fakat oyun zevkini kaçıracak detaylar yerine temeli ele alacağız. Sadece elimizde ki malzemeye bir göz atacağız ve neler varmış göreceğiz. Şahsım adına belirtmek istediğim bir detay daha var ki oda Call Of Duty'den sonra hikaye anlatmayı bu kadar iyi başaran başka bir oyun daha oynamamış olmamdır.

Hikayemiz de ilk oyuna nazaran çok büyük farklılıklar yok. Nükleer savaşın ardından yer altına, metro istasyonlarına sığınmış insanların mücadelesine tanık olduğumuz Metro Last Light'ta Artyom yine ana karakterimiz. Geçen oyunda bildiğiniz üzere Artyom füzeler ile Karaderililerin hepsini yok etmişti. Tabi Artyom dahil herkes öyle sanıyordu. Ta ki Khan, Botanik Bahçe'de bir Karaderili görene kadar. Bir kabustan uyanıp karşımızda Khan'ı görmemiz ve bu haberi ondan duymamızla oyunda başlıyordu.


O…

Nedir Bu Kara Cuma?

Son günlerde bir çok alışveriş platformunda Black Friday, yani Kara Cuma indirimleri patlak vermiş durumda. Özellikle Steam ve Amazon vb. platformlar bu indirim zamanı inanılmaz satışlar yapmakta. Peki nedir bu Kara Cuma? Niçin adı Kara Cuma gelin kısa bir göz atalım.

Hristiyanlar Şükran Günü diye bir bayrama sahip bilirseniz. Bizim Kurban Bayramı'na benzemektedir. Ellerinde ki nimetler için Allah'a şükrederler. Şükran Günü sonrası gelen ilk gün cuma olduğundan bu gün Hristiyanlar tarafından Noel alışveriş sezonunun başlangıcı olarak görülür. Elbette Türkiye'de halkımız, esnafımız bu bayram ve onun ardından gelen artçı kutlamalar ile ilgilenmediğinden daha çok yurt dışı bazlı mağaza ve sitelerde bu indirim fırtınası görülmektedir.

Kara Cuma ismi ilk olarak 1961 yılında gazeteler tarafından kullanılmıştır. Bu güne özel mağazalar erken açılır ve geç kapanırmış. Çok yoğun satış yapıldığından ve insanlar akın akın mağazalara koştuğundan zorlu bir gün olarak görülmekteymiş. Bu…