Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Organize İşler: Sazan Sarmalı

On dört yıl önce Organize İşler ilk kez vizyona girdiğinde henüz küçük bir çocuktum. Bu tarz filmleri anlamak bir yana izlemek için bile bir çaba sarf etmezdim. Malum o zamanlar sekiz yaşında idim ve tek ilgi alakam Örümcek Adam üzerineydi. İlk film ile tanışmam bu yüzden çıkış tarihinden yıllar sonra olmuştu. Fakat ilk izlemem asla son izlemem olmadı ve hatta en son bir ay önce kadar filmi tekrar izledim. Şimdi diyebilirsiniz "Sen şimdi bunu neden anlattın?" Anlattım çünkü ben Organize İşler: Sazan Sarmalı 'nı bir daha izlemeyeceğim. Şimdi gelelim nedenlerine... NOT: Film şuan Netflix'te gösterimde. Aynı Tas Aynı Hamam Kendime "Yılmaz Erdoğan ilk filmde ortaya koyduğu hikayenin bir benzerini ikinci filmde kullanmaz" demiştim. Yani Sazan Sarmalı duyurulduğu günden bu yana içimde böyle bir fikir vuku bulmuştu. İlk filmde elde ettiği kaliteyi daha da arttıracağını düşünmüştüm. Çok yanlış düşünmüşüm. Hırsızlık, dolandırıcılık ve bunların çevres...

Kürk Mantolu Madonna

İnsanın kalbine dokunan çok az eser vardır ki tüm benliğimle belirtebilirim Sabahattin Ali 'nin elinden çıkmış olan Kürk Mantolu Madonna 'da bu eserlerden biridir. Öyle ki Türk yazarlara ve bunun gibi birçok esere karşı olan ön yargımı da kırmayı başarmıştır. Kitap tercihlerim her zaman bizim kültürümüzden uzak, bilim kurgu ve fantastik öğeler içeren eserler olmuştur. Çok nadirdir ki arada birkaç Türk yazara ait romanlar vardır. Sakın yanlış anlamayın hiçbir zaman yazarlarımızın kötü olduğunu düşünmedim sadece okuma açlığımı yabancı yazarların elinden çıkmış bu türlerin doyuracağına inandım ve gel gör ki çok büyük yanılmışım.  Kendimi kitaba öyle bir kaptırmıştım ki anlamından bir haber olduğum birçok eski Türkçe kelime bile akıp giden hikayenin ortasında manasını buluyordu. Her şey o kadar yalın ve netti ki tek odaklanabildiğim Raif Bey ve onun muhteşem hikayesi idi. Gözümde mekan, zaman ve diğer isimlerin hiçbir önemi yoktu. İçimi saran merak kitabı bir çırpıda bitirmem...

Star Trek: Discovery Nasıl Olmuş?

Sonsuz ve ya inanılmaz derecede büyük diyebileceğimiz evrenimiz içinde yıldızlararası bir maceraya çıkmak istiyor fakat gerekli teknolojiye sahip olmadığınız için bu hayalinizi gerçekleştiremiyorsanız bir Netflix yapımı olan Star Trek: Discovery imdadınıza yetişiyor. Ayrıca sakın endişelenmeyin bu diziyi izlemek için Star Trek evrenine iyi derece de hakim olmanıza gerek yok. Çünkü içerisinde barındırdığı hikaye akışı, olay örgüleri, karakterlerin kendine has özellikleri ile bambaşka bir yapıt olmuş. Şimdi diziye beraber bakış atacağız ve baştan belirtmem lazım Star Trek: Discovery birçok açıdan harika işlenmiş. Bilim kurgu hayranı biriyim ama Star Wars ve Star Trek gibi yapımlara hiçbir zaman sıcak bakmamıştım. Çünkü bir uzay filmi çekiyorsanız; uzayın gizemlerinden, büyüklüğünden bahsetmemek ve izleyicilere güzel sürprizler yapmamak, o filmi bir uzay filmi olmaktan çıkarır diye düşünüyorum. Uzay temalı filmlerin tahmin edilebilir senaryolar içermesi ve ya sürpriz dedikleri şey...

Venom İnceleme

Venom duyurulduğu günden bu yana diğer MCU filmleri gibi beklenti içerisine girdiğimiz ve her fragmanında bize heyecan katmak yerine "Acaba iyi bir film olacak mı?" sorusunu sordurtan bir Sony yapımı idi ve şunu söylemem gerekir ki film gerçekten bok gibi. Ya da gavurların tabiri ile "like shit." Peki neden kardeşim, hele bir açıkla derseniz, başım üstüne... Venom'suz Spider-Man Olur Mu? En başından beri Spider-Man 'i görmeyeceğimizi, mahallemizin süper kahramanından apayrı bir film çekileceğini biliyorduk. Sonuçta Sony, MCU ile ortak bir şeyler yapmak yerine hala elinde ki şeyleri köküne kadar kullanıp piç etmeye devam etmek istiyor. Çünkü oda çok iyi biliyor ki Spider-Man filmlerinin, hatta Spider-Man'i geçtim düşmanlarının bile sinemada bir karşılığı var. Özellikle Venom gibi Spider-Man ile bir bütün haline gelmiş düşmanları kastediyorum. İşte Sony'nin ilk ve en büyük hatası bu ki, Venom filmi çekiyorsunuz ama içinde Spider-Man yok!? Bu ...

Google Cihazımı Bul Servisi

Merhaba bugün bir çok insanın haberdar olmadığı bir servisten bahsetmek istiyorum. Diyelim ki telefonunuz kayboldu, bir mekanda unuttunuz ya da evin için bulamadığınız bir yerlere girdi. Telefonun konumuna uzaktan erişmek ve bunun gibi bir çok işlem için Google tarafından sağlanan Find My Device servisini kullanabilirsiniz.Telefonlarınızda müzik/ses dosyası çalıştırabilir (bulmak için) ve ya kiltileyebilirsiniz. Kısaca uzaktan telefona erişim sağlamanız için, hele ki cihazınız kaybolmuş ise bu servis biçilmiş kaftan diyebiliriz. Kullanım mantığı ise oldukça basit. Öncelikle bu adrese tıklayarak Find My Device sayfasına gidiniz ve cihazınız da kullanmış olduğunuz GMAİL adresiniz ile servise giriş yapınız. Giriş yaptıktan sonra karşınıza böyle bir pencere gelecektir. Find My Device Home Page Pencereye kısa bir göz atan herkes zaten neyin ne olduğunu anlayacaktır ama biz acemi bilgisayar kullanıcıları için açıklamalara devam edelim ve sol menüden başlayalım. 1. Cihazların...

The Babysitter

Sosyal medya bir çok şeye kadir. Tıpkı The Babysitter filmini keşfedip izlemem gibi. Kafanızı boşaltacak, sizi düşüncelerinizden arındıracak, biraz kan ve ve çok az da cinsel şakalar arıyorsanız bu filme vaktinizi ayırabilirsiniz. Son zamanlarda bu tarz filmler moda gibi. İyi başlayan ve sonrasında, aman Yarabbi! Film oldukça stabil ilerlerken " WTF " moduna geçmeniz saliselik bir durum oluyor. Hatta öyle ki o an gözlerinizi kırparsanız " Ne oldu lan? Sahne mi atladım ben " diye kalıyorsunuz. Ben tam o filmin koptuğu sahnede telefona bakma gafletinde bulundum oradan biliyorum. Malum film Netflix imzası taşıyor. İlk başta bu abilerimizin logosunu görmek yüreğimize biraz bile olsa su serpiyor çünkü düşük bütçeli fakat kaliteli işler yaptıklarından çok emin olduğum bir firmadır kendileri. Bu tarz filmleri de çokça vardır. Sağlam senaryoların çok az imkan ile güzel işler çıkartabileceğinin kanıtıdır aynı zamanda. Rahmetli bir arkadaşım bahsetmişti bana bir kaç şe...

İnanılmaz Aile 2 İnceleme

Benim neslimin çok iyi hatırlayacağı filmlerden biri demek isterdim ama bir çoğunun haberi yok. Çevremde ki çoğu insan çok küçük yaşlarda sinema dünyası ile tanışmak yerine sokakta top kovaladığından bu tür filmlere de pek alışkın değil. Benim tek şansım bu film çıktığı dönem bizde sınıfta çok uslu durursak bazı animasyon filmler ile ödüllendirilir, ders çalışmak yerine haftanın belli bir gününde ders saatinde film izlerdik. İşte İnanılmaz Aile'yi de ilk kez o zaman izledim. Ama ben izlediğim de film çıkalı 1 yıl kadar olmuştu. Ben izleyeli yaklaşık 13 yıl, film çıkalı ise tam 14 yıl geçti. Çok uzun bir süre. Bir şeyleri unutmak için oldukça yeterli bir süre. Fakat sinemada film başladığı ilk saniyelerden itibaren sanki o yıllar hiç geçmemiş gibi hissettim. Aksine çocukluğuma, o sınıfa, arkadaşlarıma geri döndüm. Filmi izlediğim ilk anlara... Kaldığın yerden devam etmek tam olarak böyle bir şey olabilir. Konuşacak çok şeyimiz var. Gelin bunları belirli başlıklar altında ele...